Ehl-i Sünnet Müdafaası

Ehl-i Sünnet Müdafaası

Bu sayfayı hazırlamaktaki maksadım "Ehl-i sünnetin müdafaası" için bir bilgi ve belge bankası meydana getirmektir. Faydalı olacağı ümidi ile başladım. Allahü teâlâ hâlis niyet, hayırlı netice ve muvaffakıyet nasib etsin. Bu sayfayı ziyaret eden kardeşlerimden hayır dualarını istirham ederim. (Daha fazla bilgi için sayfanın altına bakınız.)

Tüm Yazılar

21 Haziran 2007 Perşembe

İbni Teymiyye'den Vehhabîleri Rezil Eden Nakiller

İbni Teymiyye'nin kabir ziyaretleri, kabirdekilerle tevessül vs. konularda Ehl-i sünnete aykırı görüşleri olduğunu biliyoruz. Her ne kadar İbni Teymiyye ve talebesi İbni Kayyım'ın şazz görüşleri Vehhabiliğe kaynak teşkil etmiş bulunuyorsa da, Vehhabiler çok övdükleri bu iki alimden daha aşırı ve müfrit inançlara sahiptirler. Burada, İbni Teymiyye'nin doğru kabul ettiği bazı rivayetler ve gerçekler üzerinde duracağım. Bunu yaparken, İbni Teymiyye'nin bu rivayetleri ve gerçekleri nasıl yorumladığı veya te'vil ettiği üzerinde değil, bahsedilen bu rivayetleri ve hususları doğru kabul etmesi üzerinde durmak istiyorum. Aşağıda, Ebu Ammar'ın kitabından tercüme ettiğim bazı parçaları bulacaksınız.

İbni Teymiyye der ki:

Kuraklık olduğu zaman, birisi Peygamberimizin (aleyhisselam) kabrine geldi ve kuraklık hakkında şikayet etti. Daha sonra Peygamberimizi gördü. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) "Ömer'e git ve İstiska namazı kılmasını söyle" buyurdu. Buna benzeyen birçok doğru rivayet mevcuttur.

İktizâu's-Sirati'l-Müstakim, s. 373; Ayrıca İmam-ı Buhari bundan Tarih el-Kebir kitabında, Mâlik ed-Dâr'ın hal tercümesinde bahsetmiştir. [Daha fazla bilgi için bkz. bu sitede "Mâlik ed-Dâr Hadîsi Sahîhtir" başlıklı yazı]

Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mübarek kabrine birisi gelerek Peygamberimizden yiyecek istedi ve oturdu. Bir süre sonra Haşimilerden biri geldi. Yanında bir tepsi yiyecek vardı. Dedi ki: "Bu yiyecek peygamberimiz tarafından gönderildi ve bununla sana şu mesajı gönderdi: bunu ye ve buradan git, çünkü bizi seven bizden bu tür istekde bulunmaz."

İktizâu's-Sirati'l-Müstakim, s. 290.

Bazı insanlar Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kabrine gelerek Peygamberimizden birşeyler istedi ve istekleri yerine geldi. Bunun gibi, salih zatlar da insanlara yardım edebilir. Biz bunu inkar etmiyoruz.

İktizâu's-Sirati'l-Müstakim, s. 373.

İmam-ı Buhari, Hafız ibni Teymiyye ve Kadı Şevkani hepsi aynı soruyu sordular: “Birisinin ayağı uyuşursa, ne yapmalı?” Hepsinin tavsiyesi aynı idi ve cevapları ile beraber aşağıdaki hadis yazılı idi: Resulullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından bir süre sonra, Abdullah İbni Ömer Necd’de idi ve birgün ayağı uyuştu. Acısının geçmesi için birisi ona “En çok sevdiğini an!” dedi. Bunu duyan İbn Ömer “Ya Muhammed” deyince, ayağının uyuşukluğu hemen geçti.

İmam Buhari, İbni Teymiyye, Kadı Şevkani, ve ayrıca İmam-ı Nevevi

İbni Teymiyye der ki: Aynı şekilde Abdullah ibni Abbas’ın da ayağı uyuşmuştu. Ona da birisi en çok sevdiğini anmasını söyledi. Abdullah ibni Abbas “Ya Muhammed!” diye nida etti ve ayağının uyuşukluğu hemen geçti.

İbni Teymiyye, El-Kelim-el-Tayyib, Hadirat Ricluhu bölümünde

Konuyla alakalı olduğu için, şu iki pasajı da burada verelim:

Kadı Şevkani der ki: Birisinin başı dertte ise veya sıkıntıda ise, iki rekat nafile namaz kılmalı ve sonra gönülden yalvarmalı [Allahü teâlâya dua etmeli]. “Ya Muhammed” diye nida etmeliler ve Allahü teâlâ isteklerini verecektir ve problemleri çözülecektir. Muhaddisler bu hadisin sahih olduğunu bildirmişlerdir ve Tirmizi, Hakim, Nesai, İbni Mace ve Taberani onu kaydetmiştir.

Kadı Şevkani, Tuhfetuzzakirin

Hafız ibni Kesir, İmam Taberi ve İmam İbni Esir hepsi dediler ki: Ebubekr-i Sıddik radıyallahü anh hilafeti zamanında Necd'li yalancı peygamber Museyleme’ye karşı bir savaş oldu. Savaş başladıkta müslümanlar pozisyonlarını kaybettikleri zaman Halid bin Velid radıyallahü anh ve arkadaşları “Ya Muhammed!” (sallallahü aleyhi ve sellem) diye seslendiler ve devamında savaşı kazandılar.

Kaynak: Traditional Scholarship and Modern Misunderstandings: Understanding The Ahl al-Sunna, by Abu Ammar. (Yukarıda naklettiğim son yedi pasaj bu kitapdan tercüme edilmiştir.)

Davud bin Süleyman rahmetullahi aleyh diyor ki:

Hicretin altmışbirinci senesinde (Harre) olayında Yezîdin adamları Medîne-i münevverede işkence yapdıkları gün, Saîd bin Müseyyib diyor ki, Mescid-i nebîde ezan okunamaz, namaz kılınamaz olunca, (Hucre-i nebeviyye)den ezan ve ikâmet sesi işitildi. Bunu, ibni Teymiyye de, (İktizâ-üs-Sırât-il-müstakîm) kitabında yazmakdadır. [Not: İbni Teymiyye'nin de yazdığı bu rivayet için bkz. Sünen-i Darimi, 15. Bab, No: 94. (Madve Yayınları, c.1, s. 198) ]

Ahmed ibni Teymiyye, (Kitâb-ül-intisâr-fil-imâm-ı Ahmed) kitabında diyor ki, Bedir'de çukura doldurulan kâfirlerin işitmelerine, hazret-i Âişenin inanmaması, onun için suç olmaz. Çünki O, hadîs-i şerîfi işitmemişdir. Fakat başkalarının inanmaması suç olur. Çünki, bu hadîs-i şerîf her tarafa yayıldı. Zaruri inanılması lâzım gelen bilgilerden oldu. İbni Teymiyye, ölülerin diriltilmesi üzerindeki fetvâlarında diyor ki, ölüler, kendilerini ziyâret edenleri bilirler mi? Tanıdıklarından veya tanımadıklarından biri kabre geldiği zaman, bunun geldiğini anlarlar mı? Cevabında, (Evet bilirler ve anlarlar) diyor. Ölülerin buluşduklarını ve soruşduklarını ve dirilerin yapdığı işlerin onlara gösterildiğini bildiren haberleri yazıyor.

Müellif merhum, bu gibi vesikaları yazdıktan sonra diyor ki:

Buraya kadar, Ahmed ibni Teymiyye-i Harrânînin kitâbındaki vesîkaları bildirdik. Vehhâbîler, ibni Teymiyyenin yolunda olduklarını söyliyorlar. Onun büyük âlim olduğunu bildiriyorlar. Kendisine Şeyh-ul-islâm diyorlar. Hâlbuki, onun kitâblarını ve fikrlerini kabûl etmiyorlar. O, bütün meyyitlerin, şehîdler gibi diri olduklarını ve şehîdler gibi rızklandırıldıklarını bildiriyor. Onun sözüne uymıyan ve onun sözüne uyanlara kâfir ve müşrik damgası basanların, onun yolunda olduklarına hiç inanılır mı? Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, işitmez ve ziyârete gelenleri, kendisine yalvaranları görmez, bilmez ve tanımaz diyen ahmaklar, ibni Teymiyyenin ve hiçbir kimsenin yolunda değildirler. Kendi nefsleri, keyfleri arkasındadırlar. Allahü teâlâ, bunlara akl versin ve doğru yolu göstersin. Âmîn!

Kaynak: Davud bin Süleyman, Minhat-ül-Vehbiyye fi Redd-il-Vehhabiyye

Yukarıda, Ebu Ammar'ın kitabından tercüme ederek İbni Teymiyye'nin İktizâu's-Sirati'l-Müstakim isimli eserinden birkaç pasaj aktardım. İbni Teymiyye'nin bahis konusu kitabının Pınar Yayınevi tarafından neşredilmiş olan Türkçe tercümesinin 5. baskısından birkaç sayfanın taranmış kopyaları aşağıda verilmiştir.






Bu sayfalarda yazılı olanlar gösteriyor ki, İbni Teymiyye şunları doğru kabul etmektedir:

1. Peygamberimizin (aleyhisselam) ve bazı salih kişilerin mezarlarına (yani mezarda yatan salih zata) selam veren bazı kimseler, selamlarına cevap verildiğini işitmiştir.

2. Hicretin altmışbirinci senesinde (Harre) olayında Yezîdin adamları Medîne-i münevverede işkence yapdıkları gün, Saîd bin Müseyyib diyor ki, Mescid-i nebîde ezan okunamaz, namaz kılınamaz olunca, (Hucre-i nebeviyye)den ezan ve ikâmet sesi işitildi. [Not: İbni Teymiyye'nin de yazdığı bu rivayet için bkz. Sünen-i Darimi, 15. Bab, No: 94. (Madve Yayınları, c.1, s. 198) ]

3. Kuraklık olduğu zaman, birisi Peygamberimizin (aleyhisselam) kabrine geldi ve kuraklık hakkında şikayet etti. Daha sonra Peygamberimizi gördü. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) "Ömer'e git ve İstiska namazı kılmasını söyle" buyurdu. [90 nolu dipnotta, İbni Kesir'in bu haber hakkında "isnadı sahihtir" dediğini görüyoruz. Daha fazla bilgi için bkz. bu sitede "Mâlik ed-Dâr Hadîsi Sahîhtir" başlıklı yazı.]

4. "Bu tür tezahürler, Peygamberimizden daha alt düzeyde olan salih şahsiyetler tarafından da ortaya konabilmektedir" diyor ve ekliyor: "Ben şahsen bu türde bir çok olay biliyorum."

5. Devamında, İbni Teymiyye (yapılan hareketi uygun görmemekle, karşı çıkmakla beraber) kabirdeki salih bir zatdan bir şey istenmesinin ve istenenin yerine getirilmesinin "çok görülen bir olay" olduğunu yazıyor!

6. Bir sonraki (494.) sayfanın ortasındaki paragrafta ve sayfa sonuyla bir sonraki sayfanın başında söyledikleri dikkatle okunursa, İbni Teymiyye "salih zatların kerametlerinin öldükten sonra da devam ettiğini" kabul ediyor. Çünkü bunlar için "gerçekler" diyor.

7. Sayfa 499'da da diyor ki: "Ölünün Kur'an okuma zikir ve dua seslerini işitebildiği doğrudur."

Bu yazdıklarımdan, İbni Teymiyye'nin bu konularda tamamen Ehl-i sünnete uygun görüşlerde olduğu anlaşılmamalı. Nitekim, bazı aykırı görüşleri bu sitede çeşitli makaleler ile ortaya konmaktadır. Ayrıca, İbni Teymiyye'nin burada yazdıklarıyla başka yerlerde söylediklerinin tamamen tutarlı olup olmadığı da ayrı bir tahkik konusu olabilir. Fakat, burada yazdığı ve doğru olduğunu söylediği hususlar, "ölüler hissizdir, işitmez, cevap veremez, bir şey yapamaz" diyen Vehhabileri açık bir şekilde tekzib etmektedir.

Son bir iktibasla tamamlayalım. İlahiyatçı-yazar Ebubekir Sifil şu yorumu yapmış:

"Nitekim, gerek İbn Teymiyye'nin, gerekse talebesi İbni Kayyım'ın eserlerini neşreden bir kısım Selefilerin, bu iki alimin bazı meselelerdeki görüşlerine tahammül edemeyerek kendilerine itiraz ettikleri bilinen bir husustur. (Örnek olarak İbni Kayyım'ın Medaricü's-Salikin'inin Daru'l-Hadis baskısına bakılabilir.)" (Dr. Ebubekir Sifil, İslam ve Modern Çağ, Kayıhan Yayınları, c.1, s. 82)

Derleme ve tercüme: Murat Yazıcı

Hiç yorum yok:

Yazıların Kaynakları

Bu sayfadaki yazılar genel olarak şu iki kategoriden birine girmektedir:
1. Gazete, dergi veya kitaplardan alınmış kısımlar veya makaleler. Bunların yazarları ve hangi kaynaktan alındığı açıkca belirtilmiştir. İstifadeli olduğunu ve mühim bilgiler ihtiva ettiğini düşündüğüm yazıları -muhtevalarını değiştirmeden- buraya aldım. Bu tür yazılarda ifade edilen görüşler yazarlarına aittir.
2. Kendi araştırmalarıma dayanan, çeşitli kitaplardan ve makalelerden istifade edilerek derlenmiş yazılar. İstifade edilen kaynaklar listelendikten sonra genellikle "Hazırlayan: Murat Yazıcı" ifadesi yazının sonuna eklenmiştir.
Bu sayfadaki yazıların mühim bir kısmını çeşitli forumlarda yayınlamıştım. Bu tür yazılarımı düzeltmeler ve ilaveler yaparak burada toparladım. Gerektiğinde eski yazılara yeni belge ve bilgiler ekliyorum.
Not: Sayfanın sol üst köşesindeki rakam, 3 Ocak 2009'dan bu yana bu sayfanın kaç kere görüntülendiğini göstermektedir. Bu rakama blog yöneticisinin girişleri dahil değildir.

Yazıların Kullanım ve Dağıtımı Hakkında

Bu sayfadaki yazıları kopyalayabilir ve kullanabilirsiniz. Buradaki herhangi bir yazıyı başka bir sitede yayınlarsanız, bu sayfaya ( http://muratyazici.blogspot.com/ ) bağlantı vermenizi rica ederim. Zamanla ilave başlıklar eklemenin yanı sıra, mevcut başlıklara da yeni belgeler eklemeyi planlıyorum. Bu sayfaya bağlantı verildiği takdirde, her okuyucu ilgilendiği yazının en yeni haline ulaşma imkânına sahip olacaktır.

İrtibat

Teklif, tavsiye, düzeltme ve ikazlarınızı (E-mail) adresimi kullanarak bana duyurabilirsiniz: yazici.murat95@yahoo.com.tr. Yazdıklarınızı başkalarının da görmesini isterseniz, ilgili yazıya "yorum" gönderebilirsiniz. Yorumlar gönderildikten ancak bir süre sonra sayfada yayınlanabilmektedir. (Not: Soru sormak için lütfen yorum göndermeyiniz; yorumların çoğunu yayınlayamıyorum. Ancak e-mail mesajlarının hepsine cevap veriyorum.)