Ehl-i Sünnet Müdafaası

Ehl-i Sünnet Müdafaası

Bu sayfayı hazırlamaktaki maksadım "Ehl-i sünnetin müdafaası" için bir bilgi ve belge bankası meydana getirmektir. Faydalı olacağı ümidi ile başladım. Allahü teâlâ hâlis niyet, hayırlı netice ve muvaffakıyet nasib etsin. Bu sayfayı ziyaret eden kardeşlerimden hayır dualarını istirham ederim. (Daha fazla bilgi için sayfanın altına bakınız.)

Tüm Yazılar

20 Haziran 2007 Çarşamba

Şevkânî Kimdir?

Önce özet bilgi mahıyetinde bir iktibas yapalım:

Kâdî Muhammed bin Alî Şevkânî, 1173 [m. 1759] de San’a şehrinin Şevkân kasabasında tevellüd, 1250 [m. 1834] de San’ada vefât etdi. San’ada kâdî idi. Babasından ve başkalarından (Ezhâr-ül-fıdda) ve (Bahr-ül-zehhâr) şî’î kitâblarının şerhlerini senelerce okuyarak, şî’î mezhebinde yetişdirildiği, (Feth-ul-kadîr) tefsîri Mısrda basılırken eklenen önsözde yazılıdır. Şî’îlerin Zeydî fırkasından olduğu Kuveyt müftîsi Muhammed bin Ahmed Halefin (Cevâb-üs-sâil) kitâbının 69. cu sahîfesinde yazılıdır. Zeydî mezhebinde olduğunu saklar, hanefî görünürdü. Şî’îler böyledir. Gitdikleri şehrlerdeki mezhebden olduklarını söylerler. Kendi mezheblerini saklarlar. Şevkânî de hanefî olduğunu söyler, fekat zeydî mezhebine göre fetvâ verirdi. Böylece şî’î mezhebini yaymağa çalışırdı. Bu yola (Takıyye) yapmak denir. Çok sayıda, istifâdeli kitâbları vardır. Ehl-i sünnete uymıyan yazıları zararlıdır. 1976 senesinde Pâkistânda Siyalküt şehrinde urdu dilinde basılmış olan (Vehhâbî mezhebinin iç yüzü) kitâbında, İbni Teymiyyenin ve Şevkânînin doğru yoldan ayrıldıkları, vesîkalarla isbât edilmekdedir. Hindistânın büyük âlimlerinden Abdülhay Lüknevînin, Şevkânî için (Şevkânînin kötü hâllerini ve bozuk kitâblarını öğrenmek istiyen, benim (Ferhat-ül-müderrisîn bi-zikril-müellefât-i vel-müellifîn) kitâbımı okusun! Burada İbni Teymiyyenin (Minhâc-üssünne) kitâbını anlatırken, Şevkânînin de İbni Teymiyye gibi olduğunu, onun gibi ilmi çok ve aklı az olduğunu ve ondan da aşağı olduğunu uzun bildirdim) dediğini yazmakdadır.

E. Sifil'in Milli Gazete makalelerinde geniş bilgi mevcut:

http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Sevkniyyat_1/8064#.VHzj29KsWK0

http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Sevkniyyat_2/8065#.VHzkK9KsWK0

http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Sevkaniyyat-3/8066#.VHzjzNKsWK0

Bir başka makalesinde şu bilgileri veriyor:

eş-Şevkânî, Fethu'l-Kadîr isimli tefsirinde 9/et-Tevbe, 31 âyetini tefsir ederken, Müçtehid İmamlar'ı taklid edenleri "şirke düşmek"le suçlamıştır. Talâk konusundaki bir risalesinde de İcma'ın mümkün ve vâki olmadığını, Şer'î bir delil olarak da kabul edilemeyeceğini söylemiştir.

Bir diğer makalesinde şunları yazmış:

Dört mezhep imamını taklid ettiği için bütün ümmeti tekfir eden eş-Şevkânî [4] gibi marjinal kimselerin icmaa aykırı görüşlerine itibar edilmesi de sözkonusu olamaz.

[4] eş-Şevkânî, "Fethu'l-Kadîr" adlı tefsirinde (II, 403-4) "Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan ayrı rabler edindiler..." (9/et-Tevbe, 31) ayetinin tefsirinde şöyle demektedir: "Bu ayette, "Kalbi olan, yahut kulak vererek şahit olan kimse"ler Allah'ın dininde taklitten sakındırılmakta ve geçmişlerin söylediklerinin, Kitab-ı Aziz ve Sünnet-i Mutahhara'ya tercih edildiği anlatılmaktadır. Zira mezhep ehli kimsenin, bu ümmet alimlerinden –nassların bildirdiği hükümlere, Yüce Allah (cc)'ın hüccet ve bürhanlarına, gönderdiği kitap ve peygamberlerin söylediğine muhalif davrandığı halde– sözüne uyup yolundan gittiği kimseye bu itaati, Yahudi ve Hristiyanlar'ın, haham ve rahipleri Allah'tan başka rabler edinmesi gibidir. Çünkü kesinlikle bilinmektedir ki Hristiyan ve Yahudiler, haham ve rahiplerine ibadet etmemekte, ancak onlara itaat ederek onların haram kıldıklarını haram, helal kıldıklarını da helal kabul etmektedirler. Bu ümmetin mukallit kesiminin yaptığı da budur. Hatta onlar, haham ve rahiplerini rab edinen Yahudi ve Hristiyanlar'a; yumurtanın yumurtaya, hurmanın hurmaya ve suyun suya benzemesinden daha fazla benzemektedirler.
"... Öyleyse –Allah sizi de beni de doğru yola irşat eylesin– geçip gitmiş ölülerinizin sizin için yazdığı kitapları bir kenara bırakın ve onların yerine yaratıcınız, hem sizin hem de onların ibadet ettiği ve hem sizin hem de onların mabudu olan Allah'ın kitabını alın. İmamlarınız olduğunu iddia ettiğiniz kimselerin söz ve görüşlerini bırakın, onların yerine hem sizin hem de onların imamı, hem sizin önderiniz hem de onların önderi olan İlk İmam Muhammed b. Abdillah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın sözlerini alın..."

Derleyen: Murat Yazıcı

Hiç yorum yok:

Yazıların Kaynakları

Bu sayfadaki yazılar genel olarak şu iki kategoriden birine girmektedir:
1. Gazete, dergi veya kitaplardan alınmış kısımlar veya makaleler. Bunların yazarları ve hangi kaynaktan alındığı açıkca belirtilmiştir. İstifadeli olduğunu ve mühim bilgiler ihtiva ettiğini düşündüğüm yazıları -muhtevalarını değiştirmeden- buraya aldım. Bu tür yazılarda ifade edilen görüşler yazarlarına aittir.
2. Kendi araştırmalarıma dayanan, çeşitli kitaplardan ve makalelerden istifade edilerek derlenmiş yazılar. İstifade edilen kaynaklar listelendikten sonra genellikle "Hazırlayan: Murat Yazıcı" ifadesi yazının sonuna eklenmiştir.
Bu sayfadaki yazıların mühim bir kısmını çeşitli forumlarda yayınlamıştım. Bu tür yazılarımı düzeltmeler ve ilaveler yaparak burada toparladım. Gerektiğinde eski yazılara yeni belge ve bilgiler ekliyorum.
Not: Sayfanın sol üst köşesindeki rakam, 3 Ocak 2009'dan bu yana bu sayfanın kaç kere görüntülendiğini göstermektedir. Bu rakama blog yöneticisinin girişleri dahil değildir.

Yazıların Kullanım ve Dağıtımı Hakkında

Bu sayfadaki yazıları kopyalayabilir ve kullanabilirsiniz. Buradaki herhangi bir yazıyı başka bir sitede yayınlarsanız, bu sayfaya ( http://muratyazici.blogspot.com/ ) bağlantı vermenizi rica ederim. Zamanla ilave başlıklar eklemenin yanı sıra, mevcut başlıklara da yeni belgeler eklemeyi planlıyorum. Bu sayfaya bağlantı verildiği takdirde, her okuyucu ilgilendiği yazının en yeni haline ulaşma imkânına sahip olacaktır.

İrtibat

Teklif, tavsiye, düzeltme ve ikazlarınızı (E-mail) adresimi kullanarak bana duyurabilirsiniz: yazici.murat95@yahoo.com.tr. Yazdıklarınızı başkalarının da görmesini isterseniz, ilgili yazıya "yorum" gönderebilirsiniz. Yorumlar gönderildikten ancak bir süre sonra sayfada yayınlanabilmektedir. (Not: Soru sormak için lütfen yorum göndermeyiniz; yorumların çoğunu yayınlayamıyorum. Ancak e-mail mesajlarının hepsine cevap veriyorum.)