Ehl-i Sünnet Müdafaası

Ehl-i Sünnet Müdafaası

Bu sayfayı hazırlamaktaki maksadım "Ehl-i sünnetin müdafaası" için bir bilgi ve belge bankası meydana getirmektir. Faydalı olacağı ümidi ile başladım. Allahü teâlâ hâlis niyet, hayırlı netice ve muvaffakıyet nasib etsin. Bu sayfayı ziyaret eden kardeşlerimden hayır dualarını istirham ederim. (Daha fazla bilgi için sayfanın altına bakınız.)

21 Aralık 2013 Cumartesi

Ahmed Şahin'in "amentüde ittifakımız vardır" Sözü Üzerine

Zaman Gazetesi yazarı Ahmed Şahin şöyle demiş:

"Zaten dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır. Çünkü Allah'ın gönderdiği kitapların hemen hepsinde tekrarlanan amentüdür: Allah birdir. Peygamberler haktır. Melekler vardır. Kitaplar gönderilmiştir. Ahiret vardır. Ölen insanlar bir gün dirilecek, yaptıkları iyiliklerin mükafatını, kötülüklerin de mücazatını göreceklerdir. Bu temel noktalar bir amentüden başkası değildir ve biz ehl-i kitapla bu amentüde müttefikiz. Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz. Halbuki temelde ittifak varken teferruattaki ihtilaflara takılıp kalmak makul değildir."

Kaynak: Zaman Gazetesi, 17 Nisan 2000 Pazartesi

Yazının tamamı şurada görülebilir:

http://arsiv.zaman.com.tr/2000/04/17/yazarlar/14.html

Ahmed Şahin'in buradaki ifadeleri bozuktur, yanıltıcıdır ve düzeltilmelidir.

"Ehl-i kitab" ile kasdedilen kesimlerin ekserisini hıristiyanlar teşkil eder. Hıristiyanlar ise "Allah birdir" inancına sahip değildir. Bu konuyla ilgili olarak daha evvel yazdıklarıma müracaat edilebilir:

http://muratyazici.blogspot.com/2010/09/abdulaziz-bayndrdan-zrvalar.html

Öyleyse, hıristiyanlarla "amentüde ittifak ettiğimiz" nasıl söylenebilir?

Ahmed Şahin'in şu sözü de tuhaftır: "Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak görüyoruz."

Her Müslüman bilir ki, İsa aleyhisselam için -haşa- "Allah'ın oğlu" diyen hıristiyanlar ve Muhammed aleyhisselamın ve İsa aleyhisselamın peygamberliklerini kabul etmeyen Yahudiler kâfirdir. Bunların Müslümanlardan farklılıkları "teferruat" değildir.

Bu tür arızalar sadece Fethullah Gülen grubunda değil, başka Nurcu gruplarda da görülmektedir. "Yeni Asya" grubundan tanıdığım bir Nurcu bizzat bana, "Dinlerarası diyalog Said-i Nursi'ye dayanır. Dinsizliğe karşı hıristiyanlarla ittifak ve ortak çalışmalar yapılır" mealinde görüş beyan etmişti. Halbuki, bir insan, dinsiz olmayıp da hıristiyan veya yahudi olursa, yine sonsuz olarak cehennemde ceza görecektir. 



Ayet-i kerimelerde buyuruldu ki:

"Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, [İslam düşmanlığında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allah, [kâfirleri dost edinip kendine] zulmedenlere hidayet etmez." (Maide 51)

"Elbette, ehl-i kitap olsun, müşrik olsun, bütün kâfirler Cehennem ateşindedir. Orada ebedi kalırlar. Onlar yaratılmışların en kötüsüdürler." (Beyyine 6)

Hadis-i şerifde de buyruldu ki:

"Cennete sadece Müslüman olan girer." [Buhari, Müslim]

İmam Nevevî rahimehullah Müslim Şerhinde diyor ki [köşeli parantez içindeki açıklamalar bu fakire aittir]:

Kaadi lyâz şunları söyler:

"Peygamber sallallahü aleyhi ve sellemin Hz. Muaz'a, evvela yemenlileri Allah'ı tevhîd ve Muhammed aleyhisselamın peygamberliğini tasdike da'vet etmesini emir buyurması, onların Allahü Teâlâ'yı bilmediklerine delildir"

Yahudilerle hıristiyanlar hakkında hâzik kelâm ulemasının mezhebi de budur. Yahudilerle hıristiyanlar her ne kadar ibadet ederek ellerindeki sem'i deliller icâbı Allah'ı bildiklerini göstermek isterlerse de onlar hakikatta Allah'ı bilmezler.

Gerçi akıl, bir peygamberi tanımayan kimsenin Allahü Teâlâ'yı bilmesini mümteni' saymaz ama böylesi hakkında Kaadi Iyaz şöyle der:

«Allah'ı mahlûkatına benzeten ve onu cisimleştiren yahudilerle ona çocuk veya zevce izafe eyleyen yahud ona hululü [mahlûkatın içinde bulunmak], intikali [bir yerden başka yere hareket etmek] ve imtizacı [mahlûkat ile karışmak] caiz gören Hıristiyanlar; Keza Allah'ı, lâyık olmadığı sıfatlarla vasıflandıran veya ona şerik izafe eden ve mahlûkatı hakkında muarız davranan [yaratma hususunda kendisine muarız/rakib atfeden] mecûsilerle seneviyye fırkaları Allah'ı bilmemişlerdir. Binaenaleyh onlar kendisine ibâdet ettikleri mabutları için «Allah» da deseler Allah o değildir. Çünkü o Vâcib-ül-Vücûd olan Allah'ın sîfatlariyle mevsuf değildir. Şu halde yahudilerle Hıristiyanlar Allahü Azîmüşşânı bilmiyorlar demektir...»

Kaynak: Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, Sönmez Yayınevi, İst. 1977, c.1, s.175.

Murat Yazıcı

1 yorum:

yolcu dedi ki...

Amentüde de bir değiliz ki. Onlar sizin de belirttiğiniz gibi 1 Allah c.c. inancına sahip değiller. Ayrıca
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) haşa nasıl teferruat olabilir?

Yazıların Kaynakları

Bu sayfadaki yazılar genel olarak şu iki kategoriden birine girmektedir:
1. Gazete, dergi veya kitaplardan alınmış kısımlar veya makaleler. Bunların yazarları ve hangi kaynaktan alındığı açıkca belirtilmiştir. İstifadeli olduğunu ve mühim bilgiler ihtiva ettiğini düşündüğüm yazıları -muhtevalarını değiştirmeden- buraya aldım. Bu tür yazılarda ifade edilen görüşler yazarlarına aittir.
2. Kendi araştırmalarıma dayanan, çeşitli kitaplardan ve makalelerden istifade edilerek derlenmiş yazılar. İstifade edilen kaynaklar listelendikten sonra genellikle "Hazırlayan: Murat Yazıcı" ifadesi yazının sonuna eklenmiştir.
Bu sayfadaki yazıların mühim bir kısmını çeşitli forumlarda yayınlamıştım. Bu tür yazılarımı düzeltmeler ve ilaveler yaparak burada toparladım. Gerektiğinde eski yazılara yeni belge ve bilgiler ekliyorum.
Not: Sayfanın sol üst köşesindeki rakam, 3 Ocak 2009'dan bu yana bu sayfanın kaç kere görüntülendiğini göstermektedir. Bu rakama blog yöneticisinin girişleri dahil değildir.

Yazıların Kullanım ve Dağıtımı Hakkında

Bu sayfadaki yazıları kopyalayabilir ve kullanabilirsiniz. Buradaki herhangi bir yazıyı başka bir sitede yayınlarsanız, bu sayfaya ( http://muratyazici.blogspot.com/ ) bağlantı vermenizi rica ederim. Zamanla ilave başlıklar eklemenin yanı sıra, mevcut başlıklara da yeni belgeler eklemeyi planlıyorum. Bu sayfaya bağlantı verildiği takdirde, her okuyucu ilgilendiği yazının en yeni haline ulaşma imkânına sahip olacaktır.

İrtibat

Teklif, tavsiye, düzeltme ve ikazlarınızı (E-mail) adresimi kullanarak bana duyurabilirsiniz: yazici.murat95@yahoo.com.tr. Yazdıklarınızı başkalarının da görmesini isterseniz, ilgili yazıya "yorum" gönderebilirsiniz. Yorumlar gönderildikten ancak bir süre sonra sayfada yayınlanabilmektedir. (Not: Soru sormak için lütfen yorum göndermeyiniz; yorumların çoğunu yayınlayamıyorum. Ancak e-mail mesajlarının hepsine cevap veriyorum.)