Ehl-i Sünnet Müdafaası

Ehl-i Sünnet Müdafaası

Bu sayfayı hazırlamaktaki maksadım "Ehl-i sünnetin müdafaası" için bir bilgi ve belge bankası meydana getirmektir. Faydalı olacağı ümidi ile başladım. Allahü teâlâ hâlis niyet, hayırlı netice ve muvaffakıyet nasib etsin. Bu sayfayı ziyaret eden kardeşlerimden hayır dualarını istirham ederim. (Daha fazla bilgi için sayfanın altına bakınız.)

30 Kasım 2013 Cumartesi

Ebubekir Sifil'e Veryansın Eden Şaşkın Teymiyyeciye Cevap

Ubeydullah Arslan adında bir Teymiyyeci, Dr. Ebubekir Sifil'e karşı şunları yazmış:



"Ebu Bekir hoca kendisi gibi düşünmeyenleri rahatça ve açıkça ehl-i sünnet dışına itmekte, İmam İbn Teymiyye’nin  itikadi küfrü olduğunu söylemektedir. Bu tavrında haklı olmadığı gibi ilmi de değildir. Ebu Bekir Hoca "İbn Teymiyye sohbeti" adı altında bir seminer vererek, çeşitli konularda İmam İbn Teymiyye’ye tenkidler getirdi, bozuk itikadle suçladı, seminer sonunda  sorulan soruda da "İbn Teymiyye’nin sözlerinde küfür vardır" diyerek kısmen küfür damgasını  vurdu !!! Mezkur seminer içinde “İmam İbn Teymiyye’nin Cehennemin fani/yok olacağını ebedi kalmayacağını” söylediğini, bu yüzden de; tüm ehl-i sünnet alimlerinin görüşünden dışarı çıktığını hatta bu sözle küfre düştüğünü aktardı!!! İlginç bir tespit!!! Peki hakikaten İmam İbn Teymiyye böyle mi düşünüyor? Ebu Bekir Hoca bu konuda adil davrandı mı davranmadı mı gelin onu bizzat İmam İbn Teymiyye’nin kendi eserinden, hem de Arapça metnini de yazarak tercüme edip verelim. ...İbn Teymiyye şöyle dedi: “Ümmetin selefi, imamları vesair Ehl-i Sünnet ve’l cemaat ehli âlimleri;  cennet, cehennem, arş gibi yaratılmış varlıklardan bazılarının külliyen kaybolmayacağı ve yok olmayacağı hususunda ittifak etmiştir. Bidatçi Kelam ehlinden başka kimse, yaratılmış varlıkların tümünün yok olacağını söylememiştir. Bunu da Cehm b. Safvan ve ona katılan Mutezile söylemiştir. Cennet ve Cehennemin yok olacağını ifade eden söz; Kuran’a, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in haber verdiğine muhalif olup, ümmetin selefinin ve imamlarının ortaya koyduğu icmaya muhaliftir. Cennet ve Cehennemin yok olacağını söylemelerinden dolayı selef âlimleri şiddetle karşı çıkmıştır." İmam İbn Teymiyye yine şöyle demiştir: “Cennet ve cehennemin yok olacağını söyleyen Cehm b. Safvan ve cennet ve cehennem ehlinin hareketinin biteceğini söyleyen Ebu Huzeyl’dir.(Mutezile’nin imamı) Müslümanların cumhuru onlara bu görüşte muhalefet etmiştir.” İbni Teymiyye: "Allah, cennetin ve cehennemin mutlak/kesin olarak yok olmayacak tarzda baki kalacağını haber vermiştir." 

Yukarıda Arapçasını ve tercemesini verdiğimiz metine insafla, ilimle, adilane bir gözle bakarsak, İmam İbn Teymiyye “Cennet ve Cehennemin baki/ebedi oluşunu doğruladığını ve selefin görüşünü de onayladığını” görürüz, ayrıca cennet ve cehennemin yok olacağını iddia eden Cehmiyye okuluna da şiddetle karşı çıktığına şahit oluruz" Kaldı ki ayrıca İmam  İbn Teymiyye bu görüşü savunanlara yönelik "Kâidetu fî Reddi alâ men Gâle bifinâi’l Cenneti ve’n nâr" adında bir reddiye yazmıştır. Peki buna rağmen; nasıl olur da kendi yazdığı eserinde ibn Teymiyye cehennemin yok olacağını söylemiştir diyebiliriz?  Bu metin yalan mıdır? Ebu Bekir Hoca’nın iddiası bir saptırma değil midir? Hakkı örtmek değil midir? İmam İbn Teymiyye’ye çamur atmak değil midir? Bu metnin geçtiği eserler ve sahife numaraları batıl mıdır? Batılsa lütfen bize ispat edilsin. Şeyhulislam İmam İbn Teymiyye, Cehennemin yok olacağı görüşünü Cehmiyye’nin başı Cehm b. Safvan’a isnad ederken, nasıl olurda onun görüşünü almış savunmuştur diyebiliriz? Bu asılsız iftira Ebu bekir Hoca’ya yakışır mı? Neden bu kadar mesnedsiz konuşmaktadır? Çamur at izi kalsın taktikleriyle kimliğini zedelemedi mi? Bu yaklaşım ilmi midir? Etik midir? Neden böyle bir girişimde bulunmuştur? İmam İbn Teymiye’le alıp veremediği nedir? Üstelik müslümanların büyük çoğunluğu bu görüşe karşı çıkmıştır diyen imam İbn Teymiyye hakkında Onun cehennemin faniliğini savunduğunu nasıl söyleriz? Bu yaklaşım kabul edilir mi? Ebu Bekir Sifil Hocanın bu tutumunun haklı bir yanı var mı? Bu suçlamada haksız değil midir? Ona böyle mesnetsiz suçlamalar yakışır mı? Neden şiddetle imam İbn Teymiyye’ye düşmanlık ediyor? Bu konuda yorumlar sizindir. "

Teymiyyeci Ubeydullah Arslan'ın sözleri burada bitti. Bu şahıs, yukarıdaki yazısıyla cehaletini ve taassubunu ortaya koymaktadır. Çünkü İbni Teymiyye'nin bahis konusu bozuk görüşü, başta talebesi İbni Kayyım olmak üzere birçok Teymiyyeci tarafından hem İbni Teymiyye'nin görüşü olarak aktarılmış, hem de benimsenmiştir.

Gerçekten İbni Teymiyye, er-Redd alâ Men Kâle bi Fenâi'l-Cenneti ve'n-Nâr ve Beyânu'l-Akvâl fî Zâlik (Muhammed b. Abdillah es-Semherî tahkikiyle, Dâru Belensiye, Riyad-1415/1995) isimli risalesinde kâfirlerin Cehennemde sonsuz kalacaklarını inkâr etmiştir. Meselâ, diyor ki:

ﻟﻴﺲ ﻣﻌﻬﻢ ﻛﺘﺎﺏ، ﻭﻻ ﺳﻨﺔ ﻭﻻ ﺃﻗﻮﺍﻝ ﺍﻟﺼﺤﺎﺑﺔ -. ﺃﻫــــ ﻭﺣﻴﻨﺌﺬ ﻓﻴﺤﺘﺞ ﻋﻠﻰ ﻓﻨﺎﺋﻬﺎ ﺑﺎﻟﻜﺘﺎﺏ ﻭﺍﻟﺴﻨﺔ، ﻭﺃﻗﻮﺍﻝ ﺍﻟﺼﺤﺎﺑﺔ – ﻣﻊ ﺃﻥ ﺍﻟﻘﺎﺋﻠﻴﻦﺑﺒﻘﺎﺋﻬﺎ 

"Şu halde Cehennem'in son bulacağına Kitap, Sünnet ve Sahabe akvaliyle ihticac edil(ebil)irken, Cehennem'in baki olacağını söyleyenlerin elinde ne Kitap, ne Sünnet, ne de Sahabe akvalinden bir delil vardır!"

Halbuki (Onların azâbları hafîfletilmiyecek, onlara hiç yardım olunmayacakdır) meâlindeki âyet-i kerîme meşhûrdur. Pek çok âlim tarafından müctehid olduğu söylenen Takiyyüddin es-Sübkî rahimehullah, el-İ'tibâr bi Bekâi'l-Cenneti ve'n-Nâr adlı eserinde İbni Teymiyye’nin sözlerinin bozukluğunu ortaya koymuştur. İmam-ı Şaranî rahimehullah diyor ki:

"Her kim (Cehennem fani olacak) derse, o kimse sahih senedle nakledilen hadisin iktiza ettiği ma'nânın dışına çıkmıştır ve Peygamberin (aleyhisselam) getirdiği ayet-i kerimeler ile Ehl-i sünnetin, âdil imamların ittifak ettikleri şeye muhalefet etmiştir. (Resule karşı gelip, mü'minlerin yolundan başka bir yola gideni, o yönde bırakır ve Cehennem'e sokarız; orası ne kötü bir yerdir.) [Nisa 115]" (Muhtasaru Tezkiretil Kurtubi, Bedir Yay., s. 302)


Burada vurgulayalım ki, Dr. E. Sifil seneler önce yayınlanan bir makalesinde Teymiyyeci yazarın yukarıda İbni Teymiyye'den aktardığı sözleri zaten ayrıntılı olarak nakledip tahlil etmiş bulunuyor (İnkişaf Dergisi, No: 7). Sonra diyor ki:
"Bütün bunlar İbn Teymiyye ve gözde öğrencisi İbnu'l-Kayyım'ın "fena-i nar" görüşünü kesinlikle benimsemediğini göstermektedir. Öyleyse onların bu görüşte olduğu kanaatinin yaygınlık kazanmasını nasıl izah edebiliriz? Esas meseleye geçmeden önce, burada okuyucuyu yanılgıya sevk edebilecek bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor: İbn Teymiyye, Cennet ve Cehennem'in ikisinin de yok olacağını söylememektedir. Dolayısıyla onun, bu görüşü savunan el-Cehm b. Safvân ve daha başkalarının karşısında yer alması ve bu müddeaya reddiye mahiyetinde görüş beyan edip eser yazmış olması son derece normaldir. Bu itibarla onun bu konuda yazıp söylediklerinin "er-Redd ale'l-Kâilîne bi Fenâi'l-Cenneti ve'n-Nar" (Cennet ve Cehennem'in (her ikisinin de) son bulacağını söyleyenlere reddiye) başlığı altında toplanmasında ve takdiminde şaşılacak bir durum yoktur. Bizim meselemiz ise İbn Teymiyye'nin, sadece Cehennem'in son bulacağını söyleyip söylemediğidir. Bir diğer ifadeyle onun, Cennet ve Cehennem'in son bulacağını söyleyen el-Cehm b. Safvân ve benzerlerine reddiye yazarken, sadece Cehennem'in son bulacağı görüşünü savunabileceğine, zira bu ikisinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat edilmelidir. el-Cehm b. Safvân, Cennet ve Cehennem'in yok olacağı görüşünü, "hâdis olanın ebedî olamayacağı" kazıyyesiyle temellendirmekte, İbn Teymiyye ise daha farklı bir zeminde hareket etmektedir."

Dr. Sifil, el-Albânî'nin şu itirafını da nakletmektedir:

"el-Albânî, Muhammed b. İsmail es-San'ânî'nin Ref'u'l-Estâr'ına yazdığı takdim yazısında hem İbn Teymiyye'nin, hem de İbnu'l-Kayyım'ın "fena-i nar" görüşünde olduğunu tasrih edecek ve şöyle diyecektir: "Bundan 20 yıl önce Silsiletu'l-Ahâdîsi'd-Da'îfe'de (II, 71-5) o ikisinin (İbn Teymiyye ve İbnu'l-Kayyım'ın), bazılarını "fena-i nar" görüşüne delil olarak kullandıkları bir kısım merfu ve mevkuf rivayetlerin tahrici münasebetiyle onların bu görüşüne red sadedinde kısaca değinmiştim. Orada bu rivayetlerin zaafını da beyan etmiştim. İbnu'l-Kayyım'ın, Cehennem'in hiç son bulmayacağı şeklinde bir görüşü daha vardır. İbn Teymiyye'nin de Cennet ve Cehennem'in son bulacağını söyleyenlere reddiye sadedinde bir eseri (kaide) mevcuttur. "O zaman İbn Teymiyye'nin, İbnu'l-Kayyım'ın bu ikinci görüşünü paylaştığını sanmıştım. (Ancak Ref'u'l-Estâr'da gördüm ki) Müellif es-San'ânî, İbnu'l-Kayyım'dan yaptığı nakille, yukarıda işaret edilen reddiyenin, Cehennem'in son bulacağını söyleyenlere değil, sadece Cennet'in son bulacağını söyleyen Cehmîler'e reddiye mahiyetinde olduğunu beyan etmekte ve kendisi, yani İbn Teymiyye de Cehennem'in son bulacağını söylemektedir. Hatta sadece bunu söylemekle kalmamakta, Cehennem son bulduktan sonra cehennemliklerin, altından ırmaklar akan cennetlere gideceğini de ileri sürmektedir…""

Makalenin sonunda diyor ki: "İbni Teymiyye, kâfir ve müşrikler için Cehennem azabının sonsuz olmayacağı, azapta çok uzun zaman kalsalar da oradan çıkacakları bir günün mutlaka geleceği görüşünü benimsemiş ve hiçbir yoruma mahal bırakmayacak tarzda savunmuştur."

Ebubekir Sifil'in makalesinin tümünü burada  tekrar vermeyeceğim. Makale dikkatle okunursa, Teymiyyecinin itirazlarının tümüne peşinen cevap verildiği görülür.  Lütfen şuradan okuyunuz:
Ayrıca şu yazılara bakınız:

Teymiyyeci yazarın hem İbni Teymiyye'nin konuyla ilgili kitabını (er-Redd alâ Men Kâle bi Fenâi'l-Cenneti ve'n-Nâr ve Beyânu'l-Akvâl fî Zâlik), hem de Ebubekir Sifil'in makalesini görmediği anlaşılıyor.

İbni Teymiyye'nin ve İbni Kayyım'ın fena-i nar görüşünü nasıl savunduklarını ortaya koyan bazı nisbeten yeni akademik çalışmaları da burada yazalım:

"Muslim Scholarly Discussions on Salvation and the Fate of Others' " (Ph.D. diss., University of Michigan, 2007) by Muhammad Hassan Khalil

Islamic Universalism: Ibn Qayyim al-Jawziyya's Salafi Deliberations on the Duration of Hell-Fire, The Muslim World, Jan 2009 by Jon Hoover

"The Creation and Duration of Paradise and Hell in Islamic Theology." Der Islam 2002, vol. 79, no 1, pp. 87-102 by Binyamin Abrahamov


Bunlardan, Dr. Halil'in doktora tezi ve Prof. Hoover'ın makalesi internette bulunabilmektedir.

Not (1 Aralık 2013): Yukarıdaki yazıyı burada yayınladıktan sonra, Sn. Sifil'in başka bir itirazcıya cevap mahiyetinde kaleme aldığı iki makalenin farkına vardım. Bunlardan ikincisinin sonunda şöyle yazıyor:

http://www.milligazete.com.tr/haber/Kulagi_gecen_boynuz_icin_II/119913#.UpunAcLxsdU

"Benim bütün yaptığım, aslında el-Albânî'nin benden çok önceleri dile getirdiği bir hakikati İbn Teymiyye'nin kendi eserlerinden hareketle ortaya koymaktır. ... Bu şahsın nasıl bir sıkıntı ve inkıbaz durumu yaşadığının farkındayım. "Fena bulmak, sadece Cehennem içindir. Bu, Ehl-i Sünnet'in isbat ettiği görüştür" hükmünü savunmak durumunda kalmak elbette kıvrandırıcı bir sancıdır! el-Albânî'nin gösterdiği erdemi göstermesini beklemediğim bu zavallıya buradan açık bir çağrıda bulunuyorum: Eğer haysiyet sahibi ise, şu soruların cevabını dürüstçe, laf ebeliği yapmadan ve "mü'mince" versin:

1. Şifâu'l-Alîl'de İbnu'l-Kayyım'ın, cehennem azabının son bulup bulmayacağı konusunda İbn Teymiyye'nin yazdığını söylediği o "meşhur eser" hangisidir?

2. İbn Teymiyye'nin bu mesele hakkındaki nihai görüşü nedir?

3. İbnu'l-Kayyım'ın bu konuda hocasına herhangi bir itirazı var mıdır? Varsa ne demiştir; yoksa onun nihai görüşü nedir?

4. er-Redd alâ Men Kale bi Fenâi'l-Cenneti ve'n-Nâr isimli eserde İbn Teymiyye'nin; Şifâu'l-Alîl ve Hâdi'l-Ervâh'ta İbnu'l-Kayyım'ın bu meseledeki görüşü nedir?

Kaynak: E. Sifil, "Kulağı geçen boynuz için II" başlıklı yazı, 21 Nisan 2009.

Murat Yazıcı

Hiç yorum yok:

Yazıların Kaynakları

Bu sayfadaki yazılar genel olarak şu iki kategoriden birine girmektedir:
1. Gazete, dergi veya kitaplardan alınmış kısımlar veya makaleler. Bunların yazarları ve hangi kaynaktan alındığı açıkca belirtilmiştir. İstifadeli olduğunu ve mühim bilgiler ihtiva ettiğini düşündüğüm yazıları -muhtevalarını değiştirmeden- buraya aldım. Bu tür yazılarda ifade edilen görüşler yazarlarına aittir.
2. Kendi araştırmalarıma dayanan, çeşitli kitaplardan ve makalelerden istifade edilerek derlenmiş yazılar. İstifade edilen kaynaklar listelendikten sonra genellikle "Hazırlayan: Murat Yazıcı" ifadesi yazının sonuna eklenmiştir.
Bu sayfadaki yazıların mühim bir kısmını çeşitli forumlarda yayınlamıştım. Bu tür yazılarımı düzeltmeler ve ilaveler yaparak burada toparladım. Gerektiğinde eski yazılara yeni belge ve bilgiler ekliyorum.
Not: Sayfanın sol üst köşesindeki rakam, 3 Ocak 2009'dan bu yana bu sayfanın kaç kere görüntülendiğini göstermektedir. Bu rakama blog yöneticisinin girişleri dahil değildir.

Yazıların Kullanım ve Dağıtımı Hakkında

Bu sayfadaki yazıları kopyalayabilir ve kullanabilirsiniz. Buradaki herhangi bir yazıyı başka bir sitede yayınlarsanız, bu sayfaya ( http://muratyazici.blogspot.com/ ) bağlantı vermenizi rica ederim. Zamanla ilave başlıklar eklemenin yanı sıra, mevcut başlıklara da yeni belgeler eklemeyi planlıyorum. Bu sayfaya bağlantı verildiği takdirde, her okuyucu ilgilendiği yazının en yeni haline ulaşma imkânına sahip olacaktır.

İrtibat

Teklif, tavsiye, düzeltme ve ikazlarınızı (E-mail) adresimi kullanarak bana duyurabilirsiniz: yazici.murat95@yahoo.com.tr. Yazdıklarınızı başkalarının da görmesini isterseniz, ilgili yazıya "yorum" gönderebilirsiniz. Yorumlar gönderildikten ancak bir süre sonra sayfada yayınlanabilmektedir. (Not: Soru sormak için lütfen yorum göndermeyiniz; yorumların çoğunu yayınlayamıyorum. Ancak e-mail mesajlarının hepsine cevap veriyorum.)