Ehl-i Sünnet Müdafaası

Ehl-i Sünnet Müdafaası

Bu sayfayı hazırlamaktaki maksadım "Ehl-i sünnetin müdafaası" için bir bilgi ve belge bankası meydana getirmektir. Faydalı olacağı ümidi ile başladım. Allahü teâlâ hâlis niyet, hayırlı netice ve muvaffakıyet nasib etsin. Bu sayfayı ziyaret eden kardeşlerimden hayır dualarını istirham ederim. (Daha fazla bilgi için sayfanın altına bakınız.)

21 Ocak 2011 Cuma

Eshâbım Yıldızlar Gibidir

Hâfız İbni Hacer-i Mekkî (vefatı m. 1566) rahimehullah bildiriyor:

"Dârimî, İbni Adî ve başkalarının da rivayet ettiklerine göre Peygamberimiz sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem (Eshâbım yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidâyete kavuşursunuz!) buyurmuştur." (Es-Savaikul-Muhrika, Bedir Yayınevi, s. 457)

Bu hadis-i şerifi kitaplarına yazmış olan başka büyük âlimleri ve kitaplarını da burada kaydedelim.


Hakim Semerkandî (vefatı m. 953) rahimehullah diyor ki:

"İnanan bir kimsenin Resûlullah'ın aleyhisselam sahabileri aleyhinde konuşmaması, gıybetlerini yapmaması lazımdır. Onlara ta'n eden sapık ve bid'atçıdır. Zira efendimiz (Eshabım yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete varırsınız.) buyurmuştur. Diğer bir hadis-i şerifte buyruldu ki: (Eshabıma kin tutan münafıktır.) O halde ey kardeşim, dilini onlardan uzak tut da aleyhlerinde bulunma. Akıllılara bu kadar söz yeter." (Sevad-ı A'zam, Bedir Yayınevi, s.55)

Se'âdet-i Ebediyye müellifi rahimehullah bu hadis-i şerifi inkâr eden bir Vehhabîye cevap olarak şu bilgileri veriyor:

"İmâm-ı Münâvî “rahmetullahi teâlâ aleyh”, (Künuz-üd-dekâık) kitâbı ve İmdâdın (Tahtâvî) hâşiyesi, otuzaltıncı sahîfesinde bu hadîs-i şerîfi de yazmakda ve imâm-ı Beyhekî rivâyeti olduğunu bildirmekdedirler....Bu adam, Eshâb-ı kirâmın büyüklüğünü anlıyamadığından, bu hadîs-i şerîfe, uydurmadır diyor." (bkz. Se'âdet-i Ebediyye, 2. Kısım, "17-Vehhabilik Nedir" konusu)

Hâfız Celâleddîn Süyûtî (vefatı m. 1505) rahimehullah bildiriyor:

"Beyhekî İbni Abbas'dan nakille Resulullahın şöyle buyurduğunu nakleder: Allah'ın kitabından öğrendiklerinizle amel etmeniz gerekir. Kimse onu terketmekte mazur olamaz. Allah'ın kitabında bulunmazsa benim sünnetim geçerlidir. Eğer benim sünnetimde de geçmiyorsa Eshâbımın sözleri muteberdir. Çünkü Eshâbım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız, hidayete kavuşursunuz. Eshâbımın ihtilafı ise sizin için rahmettir." (Miftahu'l-cenne fi'l-ihticac bi's-sunne - "Sünnetin İslamdaki Yeri", Rağbet Yayınları, s. 69)

Bu sayfadaki dipnotta ayrıca şu mehazlar verilmektedir:

el-Beyhekî, el-Medhal, s. 163.
el-Hatib, el-Kifaye, s. 165.

Rağbet Yayınevi'nin el-Avâsım mine'l-Kavâsım tercümesinin giriş kısmında (s. 21) şu ilave mehaz verilmektedir:

İbn Esir, Camiu'l-Usul fi Ehadisi'r-rasul, 8/556.

Ayrıca, meşhur hadis ve fıkıh âlimi İmam-ı Şa'rânî de (vefatı m. 1565) rahimehullah bu hadis-i şerifi "Beyhekî'nin İbni Abbas'dan bildirdiği..." diyerek aynen kaydetmiştir (Mizan ül-Kübra, Berekat Yayınevi, İstanbul, 1980, s. 76).

Büyük Maliki fıkıh ve hadis alimi Kâdî Ebu'l-Fadl İyaz (vefatı m. 1150) rahimehullah bu hadis-i şerifi "Resulullah buyuruyor" diyerek nakletmiştir (Şifa-i Şerif, Bedir Yayınevi, s.438). Bu hadis-i şerifin zayıf olduğunu söyleyen birkaç âlim (rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în) "Kâdî İyaz bu hadisi kesin olarak Peygamberimizin sözüymüş gibi yazmamalıydı" demişlerse de,  Molla Aliyyülkârî bunlara şöyle cevap vermiştir: "Mümkündür ki,  [Kâdî İyaz] bu hadis için bir zincir tesbit etmiştir veya rivayet yollarının çokluğunun onu zayıf olmaktan çıkarıp hasen mertebesine yükselttiğine hükmetmiştir. Üstelik, faziletli ameller için zayıf hadisler de kullanılabilir." (Şerh el-Şifa, 2:91) Nitekim, bizzat Molla Aliyyülkârî bu hadis-i şerifi "Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yine şöyle buyuru­yor.." diyerek nakletmektedir (bkz. Fıkh-ı Ekber Şerhi, "Sahabileri Hayırla Anmak" başlıklı kısım).

Yine İmam-ı Şa'rânî rahimehullah buyuruyor ki:

"Al­lahü teâlâya hamd olsun ki, bizi, şeriat âlimlerinin bütün sözlerini tevcîh edenlerden ve sözlerinin hepsini şeriat kaynağına bitişik görmekle hiç bi­rini red etmiyenlerden eyledi. Bu hususta sözümüzü kuvvetlendiren: (Be­nim Eshâbım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız kurtulursunuz) hadîs-i şerifidir. Muhaddisler bu hadîs-i şerif hakkında çeşitli söylemişlerse de, keşf sahiplerine göre sahîhdir. Ma'lûmdur ki, müctehidler, sahabenin yolu üzeredirler. Silsilesi, ya'nî bağlılığı bir sahâbîye olmıyan, bir müc­tehid bulamazsın."(Mizan ül-Kübra, Berekat Yayınevi, s. 59).

İmam Abdülkadir-i Geylânî de rahimehullah "İbni Ömer'in radıyallahü anh bildirdiği hadis-i şerifte..." diyerek bu hadis-i şerifi yazmaktadır (Gunye, Berekât Yayınevi, 7. Baskı, s. 117). Huccet-ül İslâm İmâm-ı Muhammed Gazâlî de rahimehullah bu hadis-i şerifi yazmakta ve izah etmektedir (Mustasfâ, Klasik Yayınları, c.1, s. 355, 358). Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî'nin de (vefatı m. 1893) rahimehullah mezkur hadis-i şerifi yazdığını burada kaydedelim (Camiu’l-Mütun tercümesi, Bedir Yayınevi, 7. Baskı, s. 150) Meşhur ve muteber Akaid kitaplarından olan Birgivî Vasiyetnamesi Şerhi'nde de yazılıdır (Bedir Yay. baskısı, s. 93). İbni Hacer'den ve Bağdadi'den nakiller için ayrıca bkz.: Prof. Dr. İbrahim Canan, Hadis Usülü ve Tarihi, Akçağ Yayınları, s.444-446.

Dr. Fuad Haddad'ın verdiği bilgilere göre, bu hadis-i şerife zayıf diyen âlimler olduğu gibi, hasen veya sahih diyen âlimler de mevcuttur, ama İbni Hazm dışında mevdu diyen âlim yoktur. İbni Hazm'ın sözü ise kendi başına sened olmaz. Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi isimli eserde diyor ki:

“Saîd İbnu'l-Müseyyeb, Hz. Ömer'den (radıyallahu anh) naklediliyor: "Demişti ki: "Ben Resûlullahı aleyhissalâtu vesselâm dinledim, buyurmuştu ki: "Ben, Rabbimden Ashabımın benden sonra düşeceği ihtilaf hakkında sordum. Bunun üzerine şöyle vahyetti: "Ey Muhammed! Senin Ashabın benim nezdimde, gökteki yıldızlar gibidir. Bazıları diğerlerinden daha kavidirler. Her biri için bir nûr vardır. Öyleyse, kim onların ihtilaf ettikleri meselelerden birini alırsa, o kimse benim nazarımda hidayet üzeredir."Hz. Ömer der ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (devamla) ilave etti:" Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayeti bulursunuz." [Rezîn tahriç etmiştir. (Hadisin birinci kısmını Câmi'u'us-Sağîr'de Suyutî kaydeder (Feyzu-Kadîr 4, 76). İkinci kısmı da İbnu Abdi'l-Berr, Câmi'u'l-İlm'de kaydetmiştir (2, 91).]

AÇIKLAMA: Münâvî şu açıklamayı sunar: "Ashabın ihtilafı rahmettir. Zira onların (ihtilaf ve) kavgaları dünya için değil, din içindir. Onlar dünya açısından ayrılmış olsalar da tevhîd meselesinde tek bir ruh gibidirler. Hepsi de dine ve din ehline yardımcı oldular. Şirke ve onun temeline darbe indirdiler, pek çok diyarları İslâm adına fethettiler. Küffârı kovup fâcirleri dize getirdiler, takva kelimesine davet ettiler. ..." İslâm ülemâsı bu hadisin mefhumuyla âmel etmiştir. Hadis, siyasi meselelerdeki ihtilafın sahabelere bir ta'n vesîlesi olmayacağını bildiriyor. Onlar, görüşlerinde dinin menfaatini arıyorlardı. İyi niyetli yaptıkları içtihad, ihtilafa sebep olmuştur. Niyetleri hâlis olduğu ve müçtehid oldukları için onlar bu ihtilaf sebebiyle ta'n edilemezler.” (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 12/418)

971 [m.1563] yılında doğmuş ve 1034 [m.1624] yılında vefât etmiş olan, ikinci bin yılının müceddîdi, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendi hazretleri rahimehullah buyuruyor ki:

"Ehl-i beyt için ise, (Ehl-i beytim, Nuh aleyhisselâmın gemisi gibidir. Binen kurtulur, binmiyen boğulur) hadis-i şerifi yetişir. Büyüklerimizden bazısı buyurdu ki, Peygamberimiz, Eshâb-ı kirâmı yıldızlara benzetti. Yıldıza uyan, yolu bulur. Ehl-i beyti de, gemiye benzetti. Çünkü gemide olanın, yıldıza göre yol alması lâzımdır. Yıldızlara göre yürümezse, gemi sâhile kavuşamaz. Görülüyor ki, boğulmamak için, hem gemi, hem yıldız lâzım olduğu gibi, Eshâb-ı kirâmın hepsini ve Ehl-i beytin hepsini sevmek, saymak lâzımdır. Birini sevmemek, hepsini sevmemek olur. Çünkü, insanların en iyisinin sohbeti ile şereflenmek fazîleti, hepsinde vardır. Sohbetin fazîleti ise, bütün fazîletlerin üstündedir." (59. Mektub)

Hazırlayan: Murat Yazıcı

Hiç yorum yok:

Yazıların Kaynakları

Bu sayfadaki yazılar genel olarak şu iki kategoriden birine girmektedir:
1. Gazete, dergi veya kitaplardan alınmış kısımlar veya makaleler. Bunların yazarları ve hangi kaynaktan alındığı açıkca belirtilmiştir. İstifadeli olduğunu ve mühim bilgiler ihtiva ettiğini düşündüğüm yazıları -muhtevalarını değiştirmeden- buraya aldım. Bu tür yazılarda ifade edilen görüşler yazarlarına aittir.
2. Kendi araştırmalarıma dayanan, çeşitli kitaplardan ve makalelerden istifade edilerek derlenmiş yazılar. İstifade edilen kaynaklar listelendikten sonra genellikle "Hazırlayan: Murat Yazıcı" ifadesi yazının sonuna eklenmiştir.
Bu sayfadaki yazıların mühim bir kısmını çeşitli forumlarda yayınlamıştım. Bu tür yazılarımı düzeltmeler ve ilaveler yaparak burada toparladım. Gerektiğinde eski yazılara yeni belge ve bilgiler ekliyorum.
Not: Sayfanın sol üst köşesindeki rakam, 3 Ocak 2009'dan bu yana bu sayfanın kaç kere görüntülendiğini göstermektedir. Bu rakama blog yöneticisinin girişleri dahil değildir.

Yazıların Kullanım ve Dağıtımı Hakkında

Bu sayfadaki yazıları kopyalayabilir ve kullanabilirsiniz. Buradaki herhangi bir yazıyı başka bir sitede yayınlarsanız, bu sayfaya ( http://muratyazici.blogspot.com/ ) bağlantı vermenizi rica ederim. Zamanla ilave başlıklar eklemenin yanı sıra, mevcut başlıklara da yeni belgeler eklemeyi planlıyorum. Bu sayfaya bağlantı verildiği takdirde, her okuyucu ilgilendiği yazının en yeni haline ulaşma imkânına sahip olacaktır.

İrtibat

Teklif, tavsiye, düzeltme ve ikazlarınızı (E-mail) adresimi kullanarak bana duyurabilirsiniz: yazici.murat95@yahoo.com.tr. Yazdıklarınızı başkalarının da görmesini isterseniz, ilgili yazıya "yorum" gönderebilirsiniz. Yorumlar gönderildikten ancak bir süre sonra sayfada yayınlanabilmektedir. (Not: Soru sormak için lütfen yorum göndermeyiniz; yorumların çoğunu yayınlayamıyorum. Ancak e-mail mesajlarının hepsine cevap veriyorum.)